Örnek Yargıtay Kararı
- Hanne Cabbaroglu
- 25 Nis 2025
- 5 dakikada okunur
T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ'NİN 2024/336 E. 2024/5458 K. NO'LU 08.07.2024 TARİHLİ KARARI:
DAVA : Taraflar arasındaki karşılıklı açılan boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararıtaraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR:
I. DAVA
Davacı-davalı kadın vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; erkek eşin düğünden birkaç gün sonra ihtiyaç kredisi çektirdiğini, kredi çekmeyi normal bir yaşam tarzı olarak gördüğünü, habersiz başkaca krediler de çektiğini, bu durumun taraflar arasında tartışmalara yol açtığını, tüm bu borçlar içinde dahi yaşantısından, zevklerinden ödün vermek istemediğini ve harcamalarına kısıtlama getirmediğini, aynı zamanda kadının rızası dışında ailesine maddî destekte bulunduğunu, kadın ve çocukla ilgilenmeyerek geç saatlere kadar online oyun oynadığını ve oyun bağımlısı olduğunu, kadının FMF hastası olduğunu, bu nedenle yardıma ihtiyacı olduğunu, bun rağmen aracı elinden alıp kadının toplu taşıma ile gitmesine neden olduğunu, çocuğun bakımında yardımcı olmadığını, bu nedenle de annesinin yardım amaçlı evlerine geldiğini, bu durumdan dahi erkek eşin rahatsız olduğunu, Antalya iline tayin için başvurduğunu fakat tayini çıkmadan eşyalar ve çocukla birlikte kadını Antalya'ya gönderdiğini, tayini çıkmayınca da Kocaeli'ne geri çağırdığını, bu durumun kadının maddî açıdan zor durumda bıraktığını, keyfi, düşüncesiz tavırlar ile aile bütçesini sarsıcı tavırlar sergilediğini, bir tartışmada kulağını çektiğini, el kaldırdığını iddia ederek 4721 Sayılı Türk Medeni Kanun'un 166. maddesi gereğince davasının kabulüne tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, çocuk yararına 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 1.188,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Kocaeli mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, kadın eşin evlilik birliği içerisinde evlilik öncesi aldığı arabasını sattırdığını, tüm harcamalarını kredi kartlarından yaptığını, sonra kredi kartları borçlarını ödemek için krediler çektirdiğini, ailesinden uzaklaştırmak için çeşitli bahaneler ürettiğini, kendi annesine hiç ihtiyacı yokken uzun süre evde misafir etiğini ve son olarak annesinin yanına Antalya'ya yerleşebilmek için tayin istediğini, evlilik birliğinden doğan borçların ödenmesinin erkek tarafından yapılmaya devam ettiğini, memur maaşıyla iki farklı ilde ev geçindirmesinin maddî olarak mümkün olmadığını, kadın eşin keyfi olarak ücretsiz izin kullandığını, makul hiçbir neden olmaksızın çocuğu alarak ailesinin yanına Antalya ilinde yaşamak için iş bu boşanma davasını açmasının haksız ve kötü niyetli bir davranış olduğunu ileri sürerek 4721 Sayılı Kanun'un 166. maddesi gereğince asıl davanın reddine, davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, yasal faizi ile 150.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadın eşin erkek eşin misafirleri geldiğinde onları istemediği ve suratını astığı, kadın eşin hamilelik sürecinde erkek eşin istememesine rağmen kadın eşin annesinin taraflarla yaşamaya başladığı; erkek eşin kadın eşe ait arabaya el koyduğu, kadın eşin hamile iken otobüsle işe gitmek zorunda kaldığı, erkek eşin sürekli telefonundan oyun oynadığı, eşine karşı ilgisiz olduğu, eşine baskıyla kredi çektirdiği, doğum sonrası erkek eşin Antalya'ya tayin istediği, kadın eş ve çocuğu Antalya'ya bıraktığı, sonrasında tayinin çıkmadığı, taraflar arasındaki ayrılığın bu şekilde gerçekleştiği; birbirlerine karşı psikolojik baskı ve şiddet uygulayan eşlerin boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile 4721 Sayılı Kanun'un 166. maddesi gereğince davaların kabulüne, tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye bırakılmasına, çocuk yararına 1.000,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına 900,00 TL yoksulluk nafakasına, tarafların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı-davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi ile erkeğin davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın birleşen davanın kabulü, kusur tespiti, tazminat taleplerinin reddi, yoksulluk nafakasının miktarı ile kişisel ilişki yönünden kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-davacı erkek vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesinin ve kadının davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın asıl davanın kabulü, kusur tespiti, tazminat taleplerinin reddi, yoksulluk ve iştirak nafakası ile kişisel ilişki yönünden kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede erkeğin kadına fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığı, eşine karşı ilgisiz olduğu, buna karşılık kadının da eşinin misafirlerini istemediği, erkek eşin istememesine rağmen kadın eşin annesinin taraflarla yaşamaya başladığı, gerçekleşen olaylara göre boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu, az kusurlu kadın eş yararına maddî ve manevî tazminat koşullarının oluştuğu; boşanma davası açılmakla ayrı yaşamaya hak kazanan kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesinin isabetli olduğu; kadının çalıştığı, düzenli ve sürekli bir gelirinin bulunduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının bir birine denk olduğu, kadının boşanma ile yoksulluğa düşmeyeceği bu durumda 4721 Sayılı Kanun'un 175. madde koşulları kadın yararına oluşmadığı halde, yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmadığı; çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişki süresinin yetersiz olduğu gerekçesi ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi gereğince tarafların istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle; kusurun gerekçesinin düzeltilmesine, kadının yoksulluk nafaka talebinin reddine, kadın yararına boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata; çocuk ile baba arasında her ayın 1. ve 3. haftasonu cumartesi günü saat 10.00'dan pazar günü saat 17.00't kadar, yarıyıl tatilinin ikinci haftası cumartesi günü saat 10.00'dan takip eden cumartesi günü saat 17.00'a kadar, dini bayramların 2. günü saat 10.00'dan 3. günü saat 17.00'a kadar, babalar gününde saat 10.00'dan aynı gün saat 17.00'a kadar, çiftli yıllarda çocuğun doğum günlerinde saat 10.00'dan aynı gün saat 17.00'a kadar ve yaz tatillerinde her yıl 1 Temmuz saat 10.00'dan, 30 Temmuz saat 17.00'a kadar yatılı olacak şekilde kişisel ilişki tesisine; tarafların diğer itirazlarına konu istinaf başvurularının 6100 Sayılı Kanun'un 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-davalı kadın vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesini tekrarlamakla birlikte, kusur belirlemesi, tazminat ve iştirak miktarları ile nafaka talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının belirtilen yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-davacı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; kusur belirlemesinin ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kadın yararına tazminat koşullarının oluşmadığını, iştirak nafaka miktarının yüksek olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının belirtilen yönlerden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, tazminat koşullarının kimin yararına oluştuğu, tazminat ve nafaka miktarlarının uygun olup olmadığı ile kadın yararına nafaka koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 Sayılı Kanun'un 4. maddesi, 166. maddesi, 174. ve 175. maddeleri ile 330. maddesi, 6100 Sayılı Kanun'un369. maddesinin birinci fıkrası, 370. maddesiyle 371. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Kanun'un371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle kadın eşin hastalığı ve hamileliği döneminde annesinin yardımına muhtaç olduğunun bu nedenle bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenilmesinin mümkün olmadığının, belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre yine de erkeğin ağır kusurlu olduğunu anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ:
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun'un370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar